''Bizler çok büyük bir insanlık ailesinin fertleri olarak, kendimizi hep başlarda hissedeceğiz. Çünkü bu insanlık ailesinin fertlerinin önü çok açık. Bunu biliyoruz, buna inanıyoruz. BİZ başarırız..."

6 Şubat 2011 Pazar

Hincal Uluc'a degil, Hincal'i savunan ahlaksiz bireylere kisa mektup!

Ahlak bekcisiyiz biz! Eger erkeksek hele ki normal erkek paradigmalarina sahip erkeklersek yargilariz kadini insafsizca! Kucuk beyinlerimizle erkek egemen toplumun liderliginin yani sira ahlak denilen degisken olgunun da bekciligini yapariz!

Biz, normal erkek paradigmalarina sahip insanciklar aldatiriz! Ergenligimizin ilk gunlerinden beri cinsellige dair herseyi rahatca yasariz! Ama ona ragmen doymayiz!

Olunun, artik aramizda olmayanin bacak arasinin muhabbetine girecek kadar kuculur kuculur ufacik oluruz! Evet bizler heryerde karsilasabileceginiz kucuk insanlariz!


Simdi biz kucuk insanlarin dusunmesi gereken baska bir durumdan soz edelim! Evet ahlak bekcileri olarak bu soruya cevap verelim! Yillar sonra bu kadinin cocugunun gosterecegi tepkileri konusalim! Gozumuzu o hayatta olmayan kadinin bacak arasindan alip, ahlaksal mastirbasyonumuzu tamamladigimizda o ufacik yavrucagin ruh haline bir bakalim!

Aslina bakarsaniz e dostlar, gozlerimizi yasamayan bir kadinin bacak arasindan alamayan bizler, olu seviciler, diyorum ki hic mi bu yavrucagin psikolojisine dair yorum da bulunmasak! olu seviciklikten, o lanet nefret soylemlerimizden, sapkin dusuncelerimizden, olunun ustunden yaptigimiz mastirbasyondan bu yavrucagi hic mi etkilemesek!

Iste boyledir bizim memleketimiz! Her turlu ahlaksizligin oldugu cografyada olunun bacak arasinin bekciligine soyunuruz! Evet, utanmayiz! Cunku biz hic utanmayiz!

Bu satirlari yazmanin gereksizligi her 'insan'in icini acitiyordur elbet! ama biz... Tirnaklarini kaybetmis insanciklar... Neyseki her mastirbasyonun bir sonu var! Hele bahsedilen normal erkek paradigmalarina sahip erkekcikler ise, son beklenenden de kisadir!

29 Ekim 2005 Cumartesi

15 Temmuz 2005 Cuma

Ayyaş gece

Ayyaş gecenin sarhoş karanlığı
Düzeltilemez aksak bir ritm
Bir ileri,iki geri
Ve gözlerin yarı açık cezaevi
yağmurlu

Senden,benden
Hayatın içinden veya dışından
Beklemek bağbozumu bir aşkı
Ayyaş gecenin sarhoş karanlığı...

3 Haziran 2005 Cuma

Merhaba

Merhaba…
İhanetlerin arasından çıkıp gelen hayat
Merhaba…
Sessizliğin ortasında büyüyen aşk
Ezgilerin doğurganlığında güneşi selamlayan sevgi
Lügatlere sığmayan kavramsal yaşanası düşler
Merhaba…
Hoşça kal demeyi sevmeyen hoş geldinlere aç
Umutsuzluk nedir bilmeyen savaşan geçmiş
Sana merhaba…
Yeniden merhaba…
Adını düşlerin mitolojisine bağışladığım
Enstrümantal bir sedanın bu dünyaya ait olmayan sözleri
Hoş geldin…
Hoş geldin…